21 Aralık 2018 Cuma
7 Aralık 2018 Cuma
30 Kasım 2018 Cuma
16 Kasım 2018 Cuma
9 Kasım 2018 Cuma
28 Eylül 2018 Cuma
27 Eylül 2018 Perşembe
Yemek Duası
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِى اطْعَمَنِى هَذَا وَرَزَقَنِهِ مِنْ غَىْرِحَوْلٍ مِنِّى وَلاَ قُوَّه
Elhamdulillezi et'ameni haza ve razekanihi min gayri havlin minni velâ kuvveh (kuvvetin).
Beni doyuran, kuvvet ve kudretim olmadığı halde bana rızık veren Allah'a hamdolsun.
Tirmizi Deavât.
30 Eylül 2016 Cuma
22 Eylül 2016 Perşembe
9 Eylül 2016 Cuma
2 Eylül 2016 Cuma
Bugünün Cuma Hutbesi
İLİ : GENEL
TARİH: 02.09.2016
KULLUK VE SAMİMİYET BEYANI:
Kardeşlerim!
Medine’de bir bayram sabahıydı. Namazlar eda
edilmiş, sıra kurbanlara gelmişti. Efendimiz (s.a.s), âdeti
olduğu üzere iki kurban hazırlamıştı. Kurbanlık
hayvanları şefkatli elleriyle yatırdı ve kıbleye çevirdi.
Ardından Kerim Kitabımızın şu mealdeki âyetlerini
okudu: “Ben, O’nun birliğine inanarak, yönümü
gökleri ve yeri yaratan Allah’a çevirdim ve ben
müşriklerden değilim. 1 Şüphesiz namazım,
kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi
Allah içindir. O’nun ortağı yoktur.”2
Peygamberimiz, bu âyetleri okuduktan sonra şöyle
dua etti ve Allah’ın adıyla kurbanlarını kesti:
“Allah’ım! Bu kurbanlar senin nimetindir ve senin
rızan içindir. Benim, ailemin ve ümmetimin
kurbanlarını kabul eyle!”3
TARİH: 02.09.2016
KULLUK VE SAMİMİYET BEYANI:
KURBAN
Medine’de bir bayram sabahıydı. Namazlar eda
edilmiş, sıra kurbanlara gelmişti. Efendimiz (s.a.s), âdeti
olduğu üzere iki kurban hazırlamıştı. Kurbanlık
hayvanları şefkatli elleriyle yatırdı ve kıbleye çevirdi.
Ardından Kerim Kitabımızın şu mealdeki âyetlerini
okudu: “Ben, O’nun birliğine inanarak, yönümü
gökleri ve yeri yaratan Allah’a çevirdim ve ben
müşriklerden değilim. 1 Şüphesiz namazım,
kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi
Allah içindir. O’nun ortağı yoktur.”2
Peygamberimiz, bu âyetleri okuduktan sonra şöyle
dua etti ve Allah’ın adıyla kurbanlarını kesti:
“Allah’ım! Bu kurbanlar senin nimetindir ve senin
rızan içindir. Benim, ailemin ve ümmetimin
kurbanlarını kabul eyle!”3
19 Ağustos 2016 Cuma
Bugünün Cuma Hutbesi
İLİ : GENEL
TARİH : 19.08.2016MÜMİN VE EMANET BİLİNCİ Kardeşlerim! Tevhid inancı, Mekke’de her geçen gün dalga dalga yayılıyordu. Müşrikler, bu durumu bir türlü hazmedemiyorlardı. Peygamberimiz (s.a.s)’e ve müminlere türlü işkence ve düşmanlığı reva görüyorlardı. Nihayet Peygamberimizi davasından vazgeçirmek için amcası Ebu Talib’e geldiler. Peygamberimize makam-mevki, şan-şöhret gibi türlü imkânlar vaad ettiler. Davasından vazgeçmediği takdirde onu ölümle tehdit ettiler. Lakin Allah Resûlü, ne onların tehditlerinden korktu, ne de tekliflerine iltifat etti. Ve onlara, şöyle cevap verdi: “Amca! Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler, ben bu davadan asla vazgeçmem. Allah, ya dinini üstün kılar, ya da ben bu yolda canımı veririm.”1 Kardeşlerim! Resûl-i Ekrem (s.a.s), davasından asla vazgeçmedi. Rabbinin yüce emanetine daima sahip çıktı. Zira o, Muhammedü’l-Emin’di, güvenilir peygamberdi. Her daim sâdık oldu, emanete riayet etti. Ümmetine de güvenilir olmayı, emanete sahip çıkmayı öğütledi Efendimiz. Her ne surette olursa olsun, ihanetten kaçınmamız gerektiğini bildirdi. O, mümini güven veren, itimat edilen, şerrinden emin olunan kişi diye tanımladı.2 Kıymetli Kardeşlerim! “Mümin” ismini bizlere Kerim Kitabımızda bizzat Yüce Rabbimiz vermiştir. O, bu ismi de bütün nimetleri de bizlere emanet etmiştir. Hiç şüphesiz en yüce emanet, imanımız ve İslâm’ımızdır. Bizler, dünya ve ahiret saadetimizi ancak iman nimeti sayesinde elde edebiliriz. Bu noktada bizlere düşen, bu yüce emanete asla ihanet etmemektir. Ona her koşulda sahip çıkmaktır. Kelime-i şehadetlerimizle, kelime-i tevhidlerimizle Rabbimize verdiğimiz ahdimize sâdık kalmaktır. İmanın gereği olarak, hayatımızı salih amellerle ve güzel ahlâkla müzeyyen kılmaktır. İmanımızı ve İslam’ımızı ifsat ve istismar etmek, sarsmak ve zedelemek isteyenlere karşı uyanık olmaktır. İman ve İslâm üzerinden maneviyat hırsızlığı yapanlara, yüce dinimizle insanları aldatanlara, ihanet içinde bulunanlara fırsat vermemektir. Rabbimizin şu âyetini aklımızdan çıkarmamaktır: “Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamberine ihanet etmeyin. Şayet Allah’a ve Peygamberine ihanet ederseniz, size verilen |
emanetlere bile bile ihanet etmiş olursunuz.”3
Kardeşlerim!Kerim Kitabımız ve Resûl-i Ekrem Efendimizin muhteşem mirası olan sünneti, müminler olarak hepimize emanettir. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s), bu gerçeği şöyle haber vermiştir: “Size iki emanet bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmayacaksınız. Bunlar, Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.”4 Bugün bizlere düşen, Kur’an ve sünnetin hayat veren mesajlarıyla gönlümüzü mamur eylemektir. Mümince bir hayatın, ancak Kur’an ve sünnetin çizdiği yolda yürümekle mümkün olduğunu unutmamaktır. Kur’an ve sünnetle yoğrulmuş on dört asırlık muazzam ilim ve irfan birikimimizi iyi idrak etmektir. Bu iki yüce emanetten ilham alarak, insanlığa yeni medeniyetler takdim etmek için gayret göstermektir. Kıymetli Kardeşlerim! Hz. Âdem ile Havva’nın çocukları olarak hepimiz, birbirimize emanetiz. Bu emanet, sevgi, saygı ve anlayış içerisinde yaşamayı gerektirir. Bu emanet, kardeşimizi kendimiz gibi görmeyi, kardeşimizin neşesini kendi neşemiz, onun kederini kendi kederimiz bilmeyi gerektirir. Bu emanet, “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona hainlik yapmaz, yalan söylemez, onu zor durumda yüzüstü bırakmaz…”5 hadisi gereği, her durumda sadakat ve vefayı gerektirir. Paylaşmayı, yardımlaşmayı ve dayanışmayı gerektirir. Kardeşlerim! Sayılı nefeslerimiz, akıp giden vaktimiz, şu kısacık ömrümüz emanettir. Aklımız, kalbimiz, dilimiz, bütün bedenimiz emanettir. Huzur ve muhabbet ocağı ailemiz, göz aydınlığı çocuklarımız, külüne muhtaç olduğumuz komşularımız, malımız-mülkümüz, bilgimiz, birikimimiz emanettir. Bizlere düşen, bu emanetlerle Rabbimizin rızasına ulaşmanın gayretinde olmaktır. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan toprağımız, bağımsızlığımızın sembolü bayrağımız, İslam’ın şiarı ezanımız, hâsılı bütün yüce değerlerimiz birer emanettir. Bizlere düşen, bu emanetleri canımız gibi aziz saymaktır. Kardeşlerim! Yüce Rabbimiz, bizleri emanete riayetle izzetini muhafaza edenlerden eylesin. Emanete ihanet ederek zillete düşenlerden eylemesin. Yüce Rabbimiz, bizleri Firdevs cennetinde ağırlayacağı sâdık, emîn, bahtiyar kullarından eylesin. |
1 İbn Hişâm, Sîret, I, 101; Belâzurî, Ensâb, I,
229-230.
2 Nesâî, Îmân, 8.
3 Enfâl, 8/27.
4 Muvattâ, Kader, 3.
5 Tirmizî, Birr ve sıla, 18.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
2 Nesâî, Îmân, 8.
3 Enfâl, 8/27.
4 Muvattâ, Kader, 3.
5 Tirmizî, Birr ve sıla, 18.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Bugünün Cuma Hutbesi
İLİ : GENEL
TARİH : 19.08.2016MÜMİN VE EMANET BİLİNCİ Kardeşlerim! Tevhid inancı, Mekke’de her geçen gün dalga dalga yayılıyordu. Müşrikler, bu durumu bir türlü hazmedemiyorlardı. Peygamberimiz (s.a.s)’e ve müminlere türlü işkence ve düşmanlığı reva görüyorlardı. Nihayet Peygamberimizi davasından vazgeçirmek için amcası Ebu Talib’e geldiler. Peygamberimize makam-mevki, şan-şöhret gibi türlü imkânlar vaad ettiler. Davasından vazgeçmediği takdirde onu ölümle tehdit ettiler. Lakin Allah Resûlü, ne onların tehditlerinden korktu, ne de tekliflerine iltifat etti. Ve onlara, şöyle cevap verdi: “Amca! Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler, ben bu davadan asla vazgeçmem. Allah, ya dinini üstün kılar, ya da ben bu yolda canımı veririm.”1 Kardeşlerim! Resûl-i Ekrem (s.a.s), davasından asla vazgeçmedi. Rabbinin yüce emanetine daima sahip çıktı. Zira o, Muhammedü’l-Emin’di, güvenilir peygamberdi. Her daim sâdık oldu, emanete riayet etti. Ümmetine de güvenilir olmayı, emanete sahip çıkmayı öğütledi Efendimiz. Her ne surette olursa olsun, ihanetten kaçınmamız gerektiğini bildirdi. O, mümini güven veren, itimat edilen, şerrinden emin olunan kişi diye tanımladı.2 Kıymetli Kardeşlerim! “Mümin” ismini bizlere Kerim Kitabımızda bizzat Yüce Rabbimiz vermiştir. O, bu ismi de bütün nimetleri de bizlere emanet etmiştir. Hiç şüphesiz en yüce emanet, imanımız ve İslâm’ımızdır. Bizler, dünya ve ahiret saadetimizi ancak iman nimeti sayesinde elde edebiliriz. Bu noktada bizlere düşen, bu yüce emanete asla ihanet etmemektir. Ona her koşulda sahip çıkmaktır. Kelime-i şehadetlerimizle, kelime-i tevhidlerimizle Rabbimize verdiğimiz ahdimize sâdık kalmaktır. İmanın gereği olarak, hayatımızı salih amellerle ve güzel ahlâkla müzeyyen kılmaktır. İmanımızı ve İslam’ımızı ifsat ve istismar etmek, sarsmak ve zedelemek isteyenlere karşı uyanık olmaktır. İman ve İslâm üzerinden maneviyat hırsızlığı yapanlara, yüce dinimizle insanları aldatanlara, ihanet içinde bulunanlara fırsat vermemektir. Rabbimizin şu âyetini aklımızdan çıkarmamaktır: “Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamberine ihanet etmeyin. Şayet Allah’a ve Peygamberine ihanet ederseniz, size verilen |
Kerim Kitabımız ve Resûl-i Ekrem Efendimizin muhteşem mirası olan sünneti, müminler olarak hepimize emanettir. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s), bu gerçeği şöyle haber vermiştir: “Size iki emanet bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmayacaksınız. Bunlar, Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.”4 Bugün bizlere düşen, Kur’an ve sünnetin hayat veren mesajlarıyla gönlümüzü mamur eylemektir. Mümince bir hayatın, ancak Kur’an ve sünnetin çizdiği yolda yürümekle mümkün olduğunu unutmamaktır. Kur’an ve sünnetle yoğrulmuş on dört asırlık muazzam ilim ve irfan birikimimizi iyi idrak etmektir. Bu iki yüce emanetten ilham alarak, insanlığa yeni medeniyetler takdim etmek için gayret göstermektir. Kıymetli Kardeşlerim! Hz. Âdem ile Havva’nın çocukları olarak hepimiz, birbirimize emanetiz. Bu emanet, sevgi, saygı ve anlayış içerisinde yaşamayı gerektirir. Bu emanet, kardeşimizi kendimiz gibi görmeyi, kardeşimizin neşesini kendi neşemiz, onun kederini kendi kederimiz bilmeyi gerektirir. Bu emanet, “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona hainlik yapmaz, yalan söylemez, onu zor durumda yüzüstü bırakmaz…”5 hadisi gereği, her durumda sadakat ve vefayı gerektirir. Paylaşmayı, yardımlaşmayı ve dayanışmayı gerektirir. Kardeşlerim! Sayılı nefeslerimiz, akıp giden vaktimiz, şu kısacık ömrümüz emanettir. Aklımız, kalbimiz, dilimiz, bütün bedenimiz emanettir. Huzur ve muhabbet ocağı ailemiz, göz aydınlığı çocuklarımız, külüne muhtaç olduğumuz komşularımız, malımız-mülkümüz, bilgimiz, birikimimiz emanettir. Bizlere düşen, bu emanetlerle Rabbimizin rızasına ulaşmanın gayretinde olmaktır. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan toprağımız, bağımsızlığımızın sembolü bayrağımız, İslam’ın şiarı ezanımız, hâsılı bütün yüce değerlerimiz birer emanettir. Bizlere düşen, bu emanetleri canımız gibi aziz saymaktır. Kardeşlerim! Yüce Rabbimiz, bizleri emanete riayetle izzetini muhafaza edenlerden eylesin. Emanete ihanet ederek zillete düşenlerden eylemesin. Yüce Rabbimiz, bizleri Firdevs cennetinde ağırlayacağı sâdık, emîn, bahtiyar kullarından eylesin. |
1 İbn Hişâm, Sîret, I, 101; Belâzurî, Ensâb, I,
229-230.
2 Nesâî, Îmân, 8.
3 Enfâl, 8/27.
4 Muvattâ, Kader, 3.
5 Tirmizî, Birr ve sıla, 18.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
2 Nesâî, Îmân, 8.
3 Enfâl, 8/27.
4 Muvattâ, Kader, 3.
5 Tirmizî, Birr ve sıla, 18.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
12 Ağustos 2016 Cuma
Bugünün Cuma Hutbesi
İLİ : GENEL
TARİH : 12.08.2016
TARİH : 12.08.2016
SIRÂT-I MÜSTAKİM
Kardeşlerim!
Peygamberimiz (s.a.s), bazı sahabileriyle
birlikte bulunduğu bir esnada Kerim Kitabımızdan
bir âyet okumuştu. Bu âyet, İslam’dan önceki din
mensuplarının, Allah’ın dinini nasıl tahrif ettiklerini
şöyle haber veriyordu: “Onlar, Allah’ı bırakıp,
hahamlarını, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesîh’i
rab edindiler. Oysa onlara sadece bir olan Allah’a
kulluk etmeleri emredilmişti. Allah’tan başka
hiçbir ilah yoktur. O, yüceler yücesidir; onların
ortak koştuklarından münezzehtir.”
1
21 Temmuz 2016 Perşembe
19 Temmuz 2016 Salı
18 Temmuz 2016 Pazartesi
Darbe Girişimi
Maaşlarını devletten, emri başkasından alan bu insan görünümlüler giydikleri üniformayı, taktıkları rütbeleri hak etmiyorlardı. Hak ettikleri şekilde teslim alındılar. Türk Polisine ve soysuzlara geçit vermeyen Necip Milletimize sonsuz teşekkürler.
Allah Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı başımızdan eksik etmesin.
1 Temmuz 2016 Cuma
Kadir Gecesi
Peygamber Efendimiz "Faziletine inanarak ve sevabını da yalnız Allah'tan umarak Kadir Gecesini güzel amellerle geçirenlerin geçmiş günahlarının bağışlanacağı" müjdesini vermekte ve bu gecede "Allah'ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle." diyerek dua etmemizi tavsiye etmekte.
Kadir gecemiz mübarek olsun. Bu gece, Rabbimiz katındaki kadrimizin yücelmesine vesile olsun.
Kadir gecemiz mübarek olsun. Bu gece, Rabbimiz katındaki kadrimizin yücelmesine vesile olsun.
5 Haziran 2016 Pazar
Bir Dua
"Allahım! Beni affet. Bana iffet ver. Dini-dünyevi hayatım ile ailem ve malım için senden bereket ve sağlık niyaz ediyorum."
4 Haziran 2016 Cumartesi
Bir Dua
"Allahım! Bana helali ver, haramdan uzak kalayım.
İbadetinle meşgul et, günaha düşmeyeyim.
Lütfunu ver, başkasına muhtaç olmayayım.
Ey bağışlaması bol Rabbim!"
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



