3 Mart 2013 Pazar

Afiyet Duası

اَللّهُمَّ عَافِنِي فِي بَدَنِي، اَللّهُمَّ عَافِنِي فِي سَمْعِي، اَللّهُمَّ عَافِنِي فِي بَصَرِي لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ

اَللّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ وَالْفَقْرِ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ

 -Allahım, bedenime afiyet ver; Allahım, kulağıma afiyet ver; Allahım, gözüme afiyet ver. Senden başka ilah yoktur.

-Allahım, Sana sığınırım küfürden ve fakirlikten. Allahım, Sana sığınırım kabir azabından. Senden başka ilah yoktur.

İzah: Sahih hadis kitaplarında geçen bir rivayette bu iki dua ile ilgili olarak şöyle bir nakil yapılmıştır: Tabiînin büyüklerinden Abdurrahman ibn-i Ebî Bekre (radiyallahü anh) bir gün babası olan sahabeden Nefi' ibni'l-Hâris Hazretleri'ne: ''Babacığım! Bu duaları her sabah ve her akşam üçer defa okuduğunu işitiyorum (Bunun hikmeti nedir?)'' diye sorar. Babası oğluna: ''Oğulcuğum, doğru söylüyorsun. Ben Allah Rasûlü'nün bu duaları (her sabah ve her akşam) okuduğunu işittim. Muradım sadece O'nun (aleyhisselam) sünnetini yerine getirmektir.''

(Müsned-i Ahmed ibn-i Hanbel, Evvel-ü Müsnedi'l-Basriyyîn; Sünen-i Ebî Davud, Kitabü'l-Edeb, 4426)

20 Şubat 2013 Çarşamba

Salaten Tüncina


اَللّهُمَّ صَلِّ عَلَي مُحَمَّدٍ وَ عَلَي آلِ مُحَمَّدٍ
صَلاَةً تُنْجِناَ بِهَا مِنْ جَمِيعِاْلاَحْوَالِ وَ اْلآفاَتِ
وَ تَقْضِي لَناَ بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ
وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّآتِ
وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَي الدَّرَجَاتِ
وَ تُبَلِّغُنَا بِهَا اَقْصَي الْغَيَاتِ
مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِي الْحَيَاتِوَ بَعْدَ الْمَمَاتِ
بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَالرَّاحِمِينَ.



Allâhumme salli alâ (Seyyidinâ) Muhammedin ve alâ âli (Seyyidina) Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min-cemî'il-ehvâli vel âfat. Ve takdî lenâ bihâ cemîal hâcât ve tutahhirunâ bihâ min-cemîi's-seyyiât ve terfe'unâ bihâ ındeke a'lâ'd-deracât ve tubelliğunâ bihâ aksâ'l-ğayât min cemiîl-hayrâti fî'l-hayâti ve ba'del-memât birahmetike Yâ erhame'r-rahimîn. 
(Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr.)

Allahım! Efendimiz Muhammed'e (sav) ve onun ehli beytine salât at. Bu salâvat o derece değerli olsun ki: Onun hürmetine bizi bütün korku ve belalardan kurtarsın. Bizim ihtiyaçlarımızı o salâvat hürmetine yerine getirsin, bizin bütün günahlardan bu salâvat hürmetine temizlersin, o salâvat hürmetine bizi derecelerin en üstüne yüceltirsin, o salâvat hürmetine hayatta ve öldükten sonra düşünülebilecek bütün hayırlar konusunda gayelerin en sonuna kadar ulaştırsın. Ey merhametlilerin merhametlisi bize bunları merhametinle nasip et. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Ey Rabbimiz, senin mağfiretini dileriz, dönüş yalnız sanadır.
Bazı yerlerde, "Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr." kısmının olmadığını da belirtelim. Ancak bu kısmın söylenmesi de çok faydalıdır.

Bu Salâvat-ı Şerifenin büyük önemi ve sevabı vardır. Sürekli bu salavata devam edenin, belalardan emin, gelecek musibetlere perde, arzularının kolay, rızkının da bereketli olacağı ümit edilir.

18 Şubat 2013 Pazartesi

Seyyidül İstiğfar Duası


Dua ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi, istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar.”
Şeddad bin Evs’den (radıyallahu anh) rivayet edilen hadisin “Seyyidü’l-İstiğfar” olarak anılan şu kısmı istiğfar için önemli bir duadır:
اَللّٰهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لاَ إِلـٰهَ إِلاَّ أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ لَكَ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي ذُنُوبِي فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إلاَّ أَنْتَ
Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilâh yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum. İman ve ubûdiyetimde gücüm yettiği kadar Senin ahd ü misâkın üzereyim. Yâ Rabbi! Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Senin bana in'âm ve ihsan buyurduğun nimetleri ikrar ve itirâf ettiğim gibi kendi kusur ve günâhlarımı da itirâf ediyorum. Rabbim! Sen beni afv ü mağfiret eyle. Zîra, Senden başkası günahları afv ü mağfiret edemez, yegâne Gafûr Sensin.”
(Bu duayı her sabah dört kere söylemek sünnettir.)
istigfar, istiğfar, tövbe

Dua Et


11 Şubat 2013 Pazartesi

Hadis-i Şerif

Kur’ân’ın mübarek mübelliği Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), tıpkı şeytanın hilelerinden Allah’a sığındığı gibi, kalb katılığından ve göz kuruluğundan da Cenâb-ı Hakk’a ilticada bulunmuş;

“Ürpermeyen kalbden, yaşarmayan gözden Sana sığınırım Allah’ım!” yakarışını sık sık tekrar etmiştir.

Hadis-i Şerif

Allahım! Kalplerimizi birleştir. Aramızı düzelt ve bizi kurtuluş yollarına ilet. Bizi karanlıklardan aydınlığa çıkar ve büyük günahların açığından da gizlisinden de uzaklaştır. 
Ebu Dâvûd, Salât,182