Ey Allahım! Senin rahmetini umuyorum, beni göz açıp kapayıncaya kadar (da olsa) nefsimle baş başa bırakma. Halimi tümüyle düzelt, Senden başka ilâh yoktur.
Ebu Dâvûd , Edeb,110
24 Mart 2013 Pazar
23 Mart 2013 Cumartesi
ÂLİ İMRÂN 3/16
الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.
Onlar ki, «Ey Rabbimiz! Biz inandık, iman getirdik, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru!» derler.
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.
| 1. | ellezîne | : onlar |
| 2. | yekûlûne | : derler |
| 3. | rabbe-nâ | : Rabbimiz |
| 4. | inne-nâ | : muhakkak ki biz |
| 5. | âmennâ | : biz âmenû olduk |
| 6. | fagfir lenâ | : artık bizi mağfiret et |
| 7. | zunûbe-nâ | : günahlarımızı |
| 8. | vekı-nâ | : bizi koru |
| 9. | azâbe en nâri | : ateşin azabı |
Onlar ki, «Ey Rabbimiz! Biz inandık, iman getirdik, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru!» derler.
Hadis-i Şerif
Allahım! Beni iyilik işledikleri zaman sevinen ve kötülük yaptıkları zaman bağışlanma dileyen kullarından eyle.
İbn Mâce, Edeb,57
İbn Mâce, Edeb,57
22 Mart 2013 Cuma
ÂLİ İMRÂN 9/14
رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لاَّ رَيْبَ فِيهِ إِنَّ اللّهَ لاَ يُخْلِفُ الْمِيعَادَ
Rabbenâ inneke câmiun nâsi li yevmin lâ raybe fîh(fîhî), innallâhe lâ yuhliful mîâd.
| 1. | rabbe-nâ | : Rabbimiz |
| 2. | inne-ke | : muhakkak ki Sen |
| 3. | câmiu | : toplayan, toplayacak olan |
| 4. | en nâsi | : insanlar |
| 5. | li yevmin | : o günde |
| 6. | lâ raybe | : şek, şüphe yok |
| 7. | fîhî | : onun hakkında |
| 8. | inne allâhe | : muhakkak ki Allah |
| 9. | lâ yuhlifu | : değiştirmez, dönmez |
| 10. | el mîâde | : vaad edilen, vaad edilen şey |
"Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Allah, va'dinden cayıp dönmez."
21 Mart 2013 Perşembe
Hadis-i Şerif
Allahım, ey insanların Rabbi! Sıkıntıyı gider, şifa ver. Şifayı veren ancak sensin. Senin vereceğin şifadan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalık nedir bırakmasın.
Buhârî, Tıb,37
Buhârî, Tıb,37
20 Mart 2013 Çarşamba
Sübhaneke Duası
سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، وَتَبَارَكَ اسْمُكَ، وَتَعَالَى جَدُّكَ، وَلَا إِلَهَ غَيْرُكَ
Sübhaneke, namazın başlangıcında, iftitah tekbirinden hemen sonra okunan dualardan biridir.
(e) : E ile birlikte yazılır fakat E okunmaz
Türkçe Okunuşu : SübhânekeAllâhümme ve bihamdik(e) ve tebarekesmük(e) ve teâlâ ceddük(e) Ve celle senâük(e) ve la ilâhe ğayrük(e)
19 Mart 2013 Salı
Risale-i Nur'dan Dualar
اَللَّهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ وَ كَرِّمْ عَلَى سَيِدِنَا وَ مَوْلَينَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَ نَبِيِّكَ وَ رَسُولِكَ النَّبِىِّ اْلاُمِّىِّ وَ عَلَى اَلِهِ وَ اَصْحَابِهِ وَ اَزْوَاجِهِ وَ ذُرِّيَّاتِهِ وَ عَلَى النَّبِيِّنَ وَ الْمُرْسَلِينَ وَ الْمَلَئِكَةِ الْمُقَرَّبِينَ وَ اْلاَوْلِيَآءِ وَ الصَّالِحِينَ. اَفْضَلَ صَلاَةٍ وَ اَزْكَىَ سَلاَمٍ وَ اَنْمَى بَرَكَاتٍ بِعَدَدِ سُوَرِ الْقُرْاَنِ وَ اَيَاتِهِ وَ حُرُوفِهِ وَ كَلِمَاتِهِ وَ مَعَانِيهِ وَ اِشَارَاتِهِ وَ رُمُوزِهِ وَ دَلاَلاَتِهِ وَاغْفِرْلَنَا وَارْحَمْنَا وَ الْطُفْ بِنَا يَآ اِلَهَنَا يَا خَالِقَنَا بِكُلِّ صَلاَةٍ مِنْهَا بِرَحْمَتِكَ يَآ اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
وَ الْحَمْدُ ِللَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ اَمِينَ
Allahım! Seyyidimiz, mevlâmız,
kulun, nebîn ve resulün olan ümmî peygamber Muhammed'e, âline, ashâbına,
zevcelerine, mübarek nesline, sair enbiya ve mürselîne, melâike-i mukarrebîne,
evliya ve salih kullarına salâvâtın en efdali, selâmetin en temizi, bereketlerin
en bereketlisiyle, Kur'ân'ın sûreleri, âyetleri, harfleri, kelimeleri, mânâları,
işaretleri, remizleri ve delâletleri adedince salât ve selâm et, bereket ihsan
et, ikramda bulun. Ey İlâhımız, ey Hâlıkımız, bütün bu salâvatlardan herbiri
için bizi mağfiret et, bize merhamet et, bize iltifat et. Rahmetinle, ey
Erhamürrâhimîn.
Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun. Âmin.
Bakara 2/286
رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih(bihî), va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Ya Rabbenâ! Eğer unuttuk veya kasıtsız olarak yanlış yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma! Ya Rabbenâ! Bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ya Rabbenâ! Takat getiremeyeceğimiz şeylerle bizi yükümlü tutma! Affet bizi, lütfen bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bize! Sensin Mevlâmız, yardımcımız! Kâfir topluluklara karşı Sen yardım eyle bize!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
