dua ayetleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dua ayetleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2013 Cuma

İbrahim 14/40 ve Tadili Erkan

رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلاَةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاء
Rabbic’alnî mukîmas salâti ve min zurriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâ(duâi).

29 Mayıs 2013 Çarşamba

İbrahim 14/39


الْحَمْدُ للهِ الَّذِي وَهَبَ لِي عَلَى الْكِبَرِ إِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَقَ إِنَّ رَبِّي لَسَمِيعُ الدُّعَاء
Elhamdulillâhillezî vehebe lî alel kiberi ismâîle ve ishâk(ishâka), inne rabbî le semîud duâ(duâi).

22 Mayıs 2013 Çarşamba

YÛSUF 12/101


رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِن تَأْوِيلِ الأَحَادِيثِ فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ أَنتَ وَلِيِّي فِي الدُّنُيَا وَالآخِرَةِ تَوَفَّنِي مُسْلِمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ

Rabbi kad âteytenî minel mulki ve allemtenî min te’vîlil ehâdîs(ehâdîsi), fâtıras semâvâti vel ardı ente veliyyî fîd dunyâ Vel âhıreh(âhıreti), teveffenî muslimen ve elhıknî bis sâlihîn(sâlihîne).

10 Mayıs 2013 Cuma

İbrahim 14/38


رَبَّنَا إِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْفِي وَمَا نُعْلِنُ وَمَا يَخْفَى عَلَى اللّهِ مِن شَيْءٍ فَي الأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاء
Rabbenâ inneke ta’lemu mâ nuhfî ve mâ nu’lin(nu’linu), ve mâ yahfâ alallâhi min şey’infil ardı ve lâ fis semâ(semâi).

7 Nisan 2013 Pazar

ÂLİ İMRÂN 3/194


رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ

Rabbenâ ve âtinâ mâ vaadtenâ alâ rusulike ve lâ tuhzinâ yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), inneke lâ tuhliful mîâd(mîâde).

1.rabbe-nâ: Rabbimiz
2.ve âti-nâ: ve bize ver
3.mâ vaadte-nâ: bize vaad ettiğin şeyi
4.alâ rusuli-ke: senin resûllerin vasıtası ile
5.ve lâ tuhzi-nâ: ve bizi rezil ve perişan etme
6.yevme el kıyâmeti: kıyâmet günü
7.inne-ke: muhakkak ki sen
8.lâ tuhlifu: değiştirmezsin
9.el mîâde: verilen söz, vaad

"Rabbena! Resullerin vasıtasıyla bize vaad ettiğin mükâfatları bize lütfet, bizi kıyamet günü rezil ve perişan eyleme. Sen asla sözünden dönmezsin!"

3 Nisan 2013 Çarşamba

ÂLİ İMRÂN 3/193


رَّبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلإِيمَانِ أَنْ آمِنُواْ بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الأبْرَارِ

Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî lil îmâni en âminû bi rabbikum fe âmennâ, rabbenâ fagfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr(ebrâri).

1 Nisan 2013 Pazartesi

ÂLİ İMRÂN 3/192


رَبَّنَا إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

Rabbenâ inneke men tudhılin nâre fe kad ahzeyteh(ahzeytehu), ve mâ liz zâlimîne min ensâr(ensârin).

1.rabbe-nâ: Rabbimiz
2.inne-ke: muhakkak ki sen
3.men: kim, kimi
4.tudhıli en nâre: ateşe sokarsan
5.fe kad ahzeyte-hu: artık onu hakir ve rezil etmişsindir
6.ve mâ li ez zâlimîne: ve zalimler için yoktur
7.min ensârin: yardım edenlerden bir yardımcı
"Ey Yüce Rabbimiz! Sen kimi ateşe koyarsan, muhakkak onu rezil edersin. Zalimlerin hiç bir yardımcısı yoktur!"

28 Mart 2013 Perşembe

BAKARA 2/156 (inna lillah)

اِنَّا لِلَهِ وَاِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونْ٠
(Ayetin sadece dua kısmı)

“Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz”


innâ: muhakkak ki biz, hiç şüphesiz biz

lillâhi (li allâhi): Allah için, Allah'a ait

ve: ve
innâ: muhakkak ki biz

ileyhi: ona
râciûne: dönecek olanlar

25 Mart 2013 Pazartesi

ÂLİ İMRÂN 3/53


رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنزَلَتْ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ

Rabbenâ âmennâ bi mâ enzelte vetteba’nâr resûle fektubnâ meaş şâhidîn(şâhidîne).
1.rabbe-nâ: Rabbimiz
2.âmennâ: biz îmân ettik
3.bi mâ: şeye
4.enzelte: sen indirdin
5.ve itteba'nâ: ve biz tâbî olduk
6.resûle: resûl, elçi
7.fe uktubnâ: artık, bizi yaz
8.mea eş şâhidîne: şahit olanlarla birlikte, beraber
"Ya Rabbenâ! İndirdiğin kitaba iman edip elçinin yolunu tuttuk. "Sen de bizi, birliğini ve nebîlerini tanıyan şahitlerle birlikte yaz!" dediler.

23 Mart 2013 Cumartesi

ÂLİ İMRÂN 3/16

الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.


1.ellezîne: onlar
2.yekûlûne: derler
3.rabbe-nâ: Rabbimiz
4.inne-nâ: muhakkak ki biz
5.âmennâ: biz âmenû olduk
6.fagfir lenâ: artık bizi mağfiret et
7.zunûbe-nâ: günahlarımızı
8.vekı-nâ: bizi koru
9.azâbe en nâri: ateşin azabı

Onlar ki, «Ey Rabbimiz! Biz inandık, iman getirdik, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru!» derler.

22 Mart 2013 Cuma

ÂLİ İMRÂN 9/14


رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لاَّ رَيْبَ فِيهِ إِنَّ اللّهَ لاَ يُخْلِفُ الْمِيعَادَ

Rabbenâ inneke câmiun nâsi li yevmin lâ raybe fîh(fîhî), innallâhe lâ yuhliful mîâd.
1.rabbe-nâ: Rabbimiz
2.inne-ke: muhakkak ki Sen
3.câmiu: toplayan, toplayacak olan
4.en nâsi: insanlar
5.li yevmin: o günde
6.lâ raybe: şek, şüphe yok
7.fîhî: onun hakkında
8.inne allâhe: muhakkak ki Allah
9.lâ yuhlifu: değiştirmez, dönmez
10.el mîâde: vaad edilen, vaad edilen şey

"Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Allah, va'dinden cayıp dönmez."

19 Mart 2013 Salı

Bakara 2/286

 رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ


Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih(bihî), va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.


Ya Rabbenâ! Eğer unuttuk veya kasıtsız olarak yanlış yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma! Ya Rabbenâ! Bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ya Rabbenâ! Takat getiremeyeceğimiz şeylerle bizi yükümlü tutma! Affet bizi, lütfen bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bize! Sensin Mevlâmız, yardımcımız! Kâfir topluluklara karşı Sen yardım eyle bize!

10 Mart 2013 Pazar

Tahrim Suresi 66/8

رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey'in kadîr.

Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla ve bize mağfiret et (günahlarımızı sevaba çevir). Muhakkak ki Sen, herşeye kaadirsin.


rabbe-nâ: Rabbimiz

etmim: tamamla

lenâ: bize

nûre-nâ: nurumuz

ve igfir-lenâ: ve bizi mağfiret et (günahlarımızı sevaba çevir)

inne-ke: muhakkak ki sen

alâ kulli şey'in: herşeye

kadîrun: kaadir, gücü yeten

9 Mart 2013 Cumartesi

Mümtehine Suresi 60/5

رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lillezîne keferû, vagfir lenâ rabbenâ, inneke entel azîzul hakîm(hakîmu).

Rabbimiz, bizi kâfirlere fitne kılma! Ve bizi mağfiret et Rabbimiz. Muhakkak ki Sen, Sen; Azîz'sin, Hakîm'sin.



1. rabbe-nâ : Rabbimiz
2. lâ tec'al-nâ : bizi kılma, bizi yapma
3. fitneten : fitne, fitne konusu
4. li ellezîne : onlara
5. keferû : inkâr ettiler
6. ve igfir : ve mağfiret et
7. lenâ : bizim için
8. rabbe-nâ : Rabbimiz
9. inne-ke : muhakkak sen
10. ente : sen
11. el azîzu : azîz, üstün
12. el hakîmu : hakîm, hüküm ve hikmet sahibi

7 Şubat 2013 Perşembe

Sıdk Duaları

Kur’an-ı Kerim,

وَقُلْ رَبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ

“De ki: Rabbim! Gireceğim yere doğrulukla girmeye, çıkacağım yerden doğrulukla çıkmaya beni muvaffak eyle!..” (İsrâ Sûresi, 17/80)
buyurarak, müminlerin birer sıdk u sadakat kahramanı olmaları lazım geldiğine imada bulunmaktadır.

-Bir başka ayet-i kerimede

وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي اْلآخِرِينَ

“Bana sonrakiler içinde bir lisân-ı sıdk (ve bir yâd-ı cemîl) lutfeyle!” (Şuarâ Sûresi, 26/84)
 buyrulmaktadır. Bu sözü ilk söyleyen Hazreti İbrahim’in bu duası kabul olmuştur; nitekim o Müslümanlar nezdinde hep bir yâd-ı cemîl olarak anılmakta ve dualarla yâd edilmektedir.

26 Ocak 2013 Cumartesi

Bakara 1/201

Onlardan öylesi de vardır ki: "Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru" der.

Müminun 23/118

Ve de ki: Rabbim, beni bağışla, merhamet buyur; Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.

25 Ocak 2013 Cuma

İbrahim 14/41

    Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana babamı ve inananları bağışla.

İbrahim 14/40

     Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.

24 Ocak 2013 Perşembe

ÂLİ İMRÂN 3/8


رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb(vehhâbu).