Ali İmran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ali İmran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2013 Pazar

ÂLİ İMRÂN 3/194


رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ

Rabbenâ ve âtinâ mâ vaadtenâ alâ rusulike ve lâ tuhzinâ yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), inneke lâ tuhliful mîâd(mîâde).

1.rabbe-nâ: Rabbimiz
2.ve âti-nâ: ve bize ver
3.mâ vaadte-nâ: bize vaad ettiğin şeyi
4.alâ rusuli-ke: senin resûllerin vasıtası ile
5.ve lâ tuhzi-nâ: ve bizi rezil ve perişan etme
6.yevme el kıyâmeti: kıyâmet günü
7.inne-ke: muhakkak ki sen
8.lâ tuhlifu: değiştirmezsin
9.el mîâde: verilen söz, vaad

"Rabbena! Resullerin vasıtasıyla bize vaad ettiğin mükâfatları bize lütfet, bizi kıyamet günü rezil ve perişan eyleme. Sen asla sözünden dönmezsin!"

3 Nisan 2013 Çarşamba

ÂLİ İMRÂN 3/193


رَّبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلإِيمَانِ أَنْ آمِنُواْ بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الأبْرَارِ

Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî lil îmâni en âminû bi rabbikum fe âmennâ, rabbenâ fagfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr(ebrâri).

1 Nisan 2013 Pazartesi

ÂLİ İMRÂN 3/192


رَبَّنَا إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

Rabbenâ inneke men tudhılin nâre fe kad ahzeyteh(ahzeytehu), ve mâ liz zâlimîne min ensâr(ensârin).

1.rabbe-nâ: Rabbimiz
2.inne-ke: muhakkak ki sen
3.men: kim, kimi
4.tudhıli en nâre: ateşe sokarsan
5.fe kad ahzeyte-hu: artık onu hakir ve rezil etmişsindir
6.ve mâ li ez zâlimîne: ve zalimler için yoktur
7.min ensârin: yardım edenlerden bir yardımcı
"Ey Yüce Rabbimiz! Sen kimi ateşe koyarsan, muhakkak onu rezil edersin. Zalimlerin hiç bir yardımcısı yoktur!"

25 Mart 2013 Pazartesi

ÂLİ İMRÂN 3/53


رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنزَلَتْ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ

Rabbenâ âmennâ bi mâ enzelte vetteba’nâr resûle fektubnâ meaş şâhidîn(şâhidîne).
1.rabbe-nâ: Rabbimiz
2.âmennâ: biz îmân ettik
3.bi mâ: şeye
4.enzelte: sen indirdin
5.ve itteba'nâ: ve biz tâbî olduk
6.resûle: resûl, elçi
7.fe uktubnâ: artık, bizi yaz
8.mea eş şâhidîne: şahit olanlarla birlikte, beraber
"Ya Rabbenâ! İndirdiğin kitaba iman edip elçinin yolunu tuttuk. "Sen de bizi, birliğini ve nebîlerini tanıyan şahitlerle birlikte yaz!" dediler.

23 Mart 2013 Cumartesi

ÂLİ İMRÂN 3/16

الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.


1.ellezîne: onlar
2.yekûlûne: derler
3.rabbe-nâ: Rabbimiz
4.inne-nâ: muhakkak ki biz
5.âmennâ: biz âmenû olduk
6.fagfir lenâ: artık bizi mağfiret et
7.zunûbe-nâ: günahlarımızı
8.vekı-nâ: bizi koru
9.azâbe en nâri: ateşin azabı

Onlar ki, «Ey Rabbimiz! Biz inandık, iman getirdik, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru!» derler.

22 Mart 2013 Cuma

ÂLİ İMRÂN 9/14


رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لاَّ رَيْبَ فِيهِ إِنَّ اللّهَ لاَ يُخْلِفُ الْمِيعَادَ

Rabbenâ inneke câmiun nâsi li yevmin lâ raybe fîh(fîhî), innallâhe lâ yuhliful mîâd.
1.rabbe-nâ: Rabbimiz
2.inne-ke: muhakkak ki Sen
3.câmiu: toplayan, toplayacak olan
4.en nâsi: insanlar
5.li yevmin: o günde
6.lâ raybe: şek, şüphe yok
7.fîhî: onun hakkında
8.inne allâhe: muhakkak ki Allah
9.lâ yuhlifu: değiştirmez, dönmez
10.el mîâde: vaad edilen, vaad edilen şey

"Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Allah, va'dinden cayıp dönmez."

24 Ocak 2013 Perşembe

ÂLİ İMRÂN 3/8


رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb(vehhâbu).